« Önceki |

23/3/2009

KADINLARIN VAZGEÇİLMEZİ MAKYAJ

Doğru makyaj nasıl yapılır?

Kozmetik, bakımlı ve güzel görünmekten vazgeçemeyen bayanların en fazla önem verdiği alanlardan bir tanesidir. Makyaj yaparken doğru ürün kullanarak daha güzel görünmek ve yüzünüzde ön plana çıkmasını istemediğiniz noktaları örtmek mümkün.

 

Kadınların kimi ara sıra, kimi günün her saati, kimi bolca, kimi ise belli belirsiz ama illaki makyaj yapar. Elbette, makyajın vazgeçilmez beşlisi de yakından tanınır; fondöten, pudra, allık, rimel ve ruj. Peki bunları doğru uygulama teknikleri nelerdir? Renk seçiminde nelere dikkat etmek gerekir?

İşte profesyonellerden makyaj sırları...

Yüzünüze pürüzsüzlük sağlayan fondöten, yüzünüzü makyaja hazırlar. Bu nedenle, düzgün görünümlü bir ten ve makyajda başarılı bir sonuç için fondöten seçimi çok önemli. Kullandığınız fondötenin yapısı ve rengi, cildinizin tipine ve rengine uygun olmalı. Cilt renginizden daha açık bir fondöten rengi seçmek akıllıca olacaktır.

Fondötende her zaman dikkat edilmesi gereken bir husus da, fondötenin temiz ve nemlendirilmiş cilde uygulanması. Kompakt fondöten dışında tüm fondötenleri sürerken parmak uçlarının kullanılması gerekiyor. Elin ısısı fondötenin akıcılığını artırdığı için hem cilde yedirmek daha kolay olur, hem de dayanıklılığı artar. En önemlisi daha doğal bir görünüm sağlar.

Fondöteni alnınıza, burnunuza, yanaklarınıza ve çenenize benek benek sürün. Az miktarla başlayın, gerekirse ilave edin. Makyajda fondötenin çok miktarda kullanılması, sürülmeyi zorlaştıracağı gibi maske etkisine de sebep olur. Cildinize parmaklarınızla basınç uygulayarak, ortadan kenarlara doğru tüm yüzünüze yayın. Boyun ve kulaklara doğru rengi iyice yedirin. Yüzde renk bütünlüğü sağlamak için göz kapaklarınızın üzerine ve gözün alt kısmına da (kirpiklere değmeden) sürün. Profesyonel bir sonuç istiyorsanız, nemli bir süngerle yüzün dışına doğru fondötenin üzerinden geçin. Diğer uygulamalara geçmeden önce fondötenin cildinize iyice oturması için bir süre bekleyin. Fondöteni yeni sürmenize rağmen sivilce veya göz altı halkaları tam kapanmamış olabilir. Kapatıcı concealer ile bu hataları düzeltmek gerekir.

Teni matlaştıran pudra bütünlük sağlar

Makyajın vazgeçilmezlerinden bir tanesi de pudradır. Teni matlaştırır, bütünlüğü sağlar ve fondöteni sabitler. Pudranın 2 türü vardır. Toz pudralar çok ince ve hafif bir yapıya sahipken, fondöteni matlaştırır ve şeffaf bir görünüm sağlar. Kompakt pudralar ise, taşınma ve kullanım kolaylığından dolayı daha çok tercih edilir. Makyajı sabitlemek ve gün boyu rötuş yapmak için idealdir. Toz pudralara göre daha yoğun bir sonuç verirler.

Toz pudra kullanıyorsanız, uygulama için pudra ponponu tercih edin. Ponpon yoksa, bir pamuk pedin arasını açıp biraz toz pudra koyarak geçici bir ponpon yapabilirsiniz. Pudrayı hafif vuruşlarla tüm yüzünüze uygulayın. Daha sonra, büyük bir fırçayla fazlalıkları alın.

Kompakt pudra için fırça kullanmak en uygunudur. Pudrayı uygularken fırçayı yüzünüzde hızlı hareketlerle sağdan sola ve yukarıdan aşağıya dolaştırın. Böylece pudra yüzünüze eşit olarak dağılacaktır.

Allık, yüze mutlu bir görünüm verir ve cilde canlılık kazandırır. Göz ve dudaklar arasındaki renk dengesini koruduğu için seçtiğiniz rengin ruj renginizle uyumuna özen gösterin. Allığı uygularken gülümseyin ve yanağınızın en yüksek noktasına sürün. Yoğun görünmemesi, ayrı bir bölüm gibi durmaması için rengi azar azar ve fırçadaki fazlalıkları üfleyerek uygulayın. Yüzün dışına doğru, dairesel ve hafif hareketlerle uygulamayı sürdürün. Görünümde bütünlük sağlamak için fırçanızı burun ucu, çene ve alnınıza da hafifçe dokundurun. Renginiz çok koyu veya yoğun kaçtıysa ten renginizden daha açık bir pudrayla yoğunluğu azaltın.

Rimel yorgun görünümü yok eder

Rimel, bakışlarınıza yoğunluk, anlam ve güç kazandırır. Yorgun görünümü bir anda yok eder ve canlılık verir. Seçtiğiniz rimelin özelliğine göre kirpiklerinizi uzatabilir, kıvırabilir ya da onlara hacim kazandırabilirsiniz. Rimelinizin fırçasını düzenli olarak temizleyin. Böylelikle daha önceki kullanımlarınızdan kalmış olan artıklar kirpiklerinizin üzerinde topçuklar oluşturmaz. Rimelin iyi tutması için kirpikleriniz temiz ve kuru olmalı. Eğer lens kullanıyorsanız, rimeli sürmeden önce lenslerinizi takmayı unutmayın. Uygulamaya üst kirpiklerden başlayın. Aşağıdan yukarı yani köklerden uçlara doğru fırçayı sürekli döndürerek ilk katı sürün. Kirpiklerinizin kurumasını bekleyin, daha sonra ikinci katı uygulayın. Alt kirpiklerinize hacim kazandırmak istiyorsanız, fırçayı kirpik diplerinde yatay olarak gezdirin. Eğer uzun görünsünler istiyorsanız, fırçayı dik olarak tutup kirpikleri tek tek boyayın. Kirpik fırçasıyla fazlalıkları alın ve kirpikleri birbirlerinden ayırın.

Makyajı tamamlayan son dokunuş rujdur. İyi uygulanmış bir ruj yüzünüzü anında canlandıracak hatta gözlerinizin parlaklığını bile vurgulayacak güçtedir. Renk seçiminiz zevkinize, kıyafetinizin rengine ya da moda renklere göre değişse de, dudaklarınızın biçimini de göz önünde bulundurmalısınız. Dudaklarınız dolgunsa, yumuşak tonlarda mat rujları tercih edin. İnce ise, koyu renkli parlak rujlar kullanın. Süreceğiniz ruja uygun renkte bir dudak kalemiyle ortadan uçlara doğru dudaklarınızı çevreleyin. Dudak kaleminizin ucu iyice açık olmalı. Dudağınızın her tarafını kalemle doldurun. Böylece hem rujunuzun ömrü uzayacak, hem de silinmeye başladığında dudaklarınız cansız görünmeyecektir. Ardından pudra ile dudaklarınızın üstünden geçin. Artık rujunuzu sürebilirsiniz. Uygulamayı fırçayla yaparsanız daha iyi sonuç alırsınız. Kalıcılığını artırmak için ilk katı sürdükten sonra fazlasını kağıt mendille alın ve ikinci katı sürün. Son olarak, ışıltılı görünüm için dudaklarınızın tam ortasına renksiz bir parlatıcı dokundurun.

22/12/2008

YENİ YILIMIZ KUTLU OLSUN...                                                                                                                                                                                                                                                       

22/12/2008

SİGARAYI BIRAKMAK İÇİN LÜTFEN DENEYİN

Sigarayı bırakmak için bu 10 yolu mutlaka deneyin.
Kaliforniya Üniversitesi’nden bilim adamlarına göre, tiryakiler, sigarayı tamamen bırakmadan önce 12 ila 14 kez bırakmaya teşebbüs ediyorlar.

Bu araştırmayı yürüten Profesör Shu-Hong Zhu şunları söylüyor: ‘Sigarayı bırakma ürünleri, sigarayı bırakmaya teşebbüs sayısını aza indiriyor. Fakat tiryakiler bu ürünlerle ya da onlarsız, sigarayı bırakmak için çok sayıda deneme yapmalılar.’

Öyleyse kötü alışkanlıklarından kurtulmak isteyen herkes için en iyi tavsiye, o alışkanlığı bırakmayı denemekten asla vazgeçmemek.

1–2 gün bile olsa sigarayı bıraktığınızda, sigaraya karşı olan yatkınlığınızı ve onu nasıl bırakabileceğinizi her defasında biraz daha fazla öğreneceksiniz.

Size yardım olabilecek diğer tavsiyeler şunlar:

1-Liste yapın: Sigarayı bırakmak istemenizin bütün nedenlerini not edin. Sağlığınızı düzeltmek, para biriktirmek, çocuklarınıza daha iyi örnek olabilmek… Ne kadar küçük olduğuna aldırmadan her nedeni tek tek yazın. Yaptığınız bu listeyi elinizin altında, her an görebileceğiniz bir yere koyun. Zamanınız olduğunda ya da sigara içmek için güçlü bir arzu hissettiğinizde bu arzuyu öldürmek için kendinize listenizdeki nedenleri hatırlatın.

2-Gün belirleyin: İçtiğiniz sigara sayısını azaltarak sigarayı bırakmayı denemeyin. Araştırmalar gösteriyor ki, sigarayı azaltarak bırakmaya çalıştığınızda sigaranızdan daha çok nefes çekmeyi deneyecek ve onu sonuna kadar bitirmeye çalışacaksınız.

3-Çöpe atın: Bir defa sigara içmeyi kestiğinizde, sigara paketiniz, kibritler, çakmaklar, kül tablaları gibi size sigarayı hatırlatacak her şeyden kurtulun. Eğer kısa bir süre sonra canınızın tekrar sigara içmek isteyeceğini düşünüyorsanız çöpe attığınız sigara paketinizi çöpten çıkararak içerisindeki bütün sigaraları kırın ve onları ıslatın.

4-Arkadaşlarınıza haber verin: Sigarayı bırakmaya çalıştığınız bu evrede muhtemelen huysuz ve sinirli bir kişiliğe bürüneceksiniz. Bu nedenle çevrenize, sigarayı bırakmak üzere olduğunuz söyleyin ve 1–2 hafta sabretmelerini onlardan rica edin.

5-Tetikleme noktaları: Kahve ya da alkol içmek sigarayı hatırlattığı için bir süre bunlardan uzak durun. Kahve yerine çay için ya da bara gitmek yerine spor salonuna ya da sinemaya gidin. Birbirine bağlı bu nikotin ilişkisini kırmak sigaraya karşı olan aşırı isteğinizi kıracaktır.

6-Derin nefes: Canınız sigara içmek istediğinizde bir sigara yakmak yerine 6 defa derin derin nefes alın. Bu sizi rahatlatacak ve nikotin alamayacağınızı bildiğiniz için salgılanacak stres hormonlarınızla savaşmanızda size yardımcı olacaktır.

7-Meyve takviyesi: Yüksek bir olasılıkla acılı ya da çok tatlı şeyler yediğinizde canınız sigara içmeyi daha fazla çeker. Bu tür yiyeceklerden sonra sigara içmek yerine meyve yemeği tercih edin. Çünkü meyvelerin taze aromaları üzerinizde aynı ekiyi yaratmayacaktır.

8-Birikiminiz: Eğer sigarayı bırakırsanız ne kadar para biriktirebileceğinizi hesaplayın. Ve sigarasız geçirdiğiniz her günün sonunda bir kavanozun içine ya da içini görebileceğiniz bir kabın içine o günkü sigara paranızı koyun. Sigarayı bırakmakla ne kadar çok tasarruf edeceğinizi gördüğünüzde şaşıracaksınız.

9-Kendinizi ödüllendirin: Sigara bırakma sürecinizin dönüm noktalarında (3. gün, 1. hafta, 1. ay gibi) biriktirmiş olduğunuz sigara parasını kullanarak kendinize güzel şeyler almayı deneyin.

10-Suçluluk duygusu: Eğer yanılıp ya da kendinize yenik düşüp de bir sigara yakarsanız kendinizi bu konuda harap etmeyin. Hatanıza odaklanmak yerine, kendinize ne kadar zamandır büyük bir başarıyla sigarasızlığa dayandığını ve bunu tekrar başarabileceğinizi hatırlatın.

19/8/2008

AŞK...

Aşk benim hiç Senin olmamış

Varlığınla yokluğun arasında kalmayacağım artık, sadece olmayacaksın. Sensiz kalma ihtimali olmayacak aleyhine kurulmuş cümlelerimin sonunda. Belki birkaç satır arasında unutulacaksın bir müddet sonra. İçimden olmayacak, boş bir kağıdın gölgesine sığınmayacak sana sitemlerim. Hani hep kızardın ya “Konuş konuş konuş” derdin, haykırabilir miyim şimdi korkaklığını. Bıraktığın bu mavi düşleriyle avunan yalnızlığı, artık sahiplenilmeyecek olmanın burukluğunu yaşarken, haykırabilir miyim dersin, susar mıyım, gülüp geçer miyim yoksa …?
Aslında alıştırmalıyım kendimi hiç dönmeyecekmişsin, dönülmeyecek bir yerdeymişsin gibi farzetmeli, unutmalı. Seni hiç tanımamış gibi yaşamımı sürdürmeliyim. Var olduğum her yer aşk(ın) şehri olmalı artık, yeniden sevmenin, sevilebilmenin yeri her yer, zamanı yaşanan ve gelecek tüm zamanlar olmalı benim için. Evet, sayfalardan koparıp bir bir savurmalıyım seni yaşanmış tüm zamanlara, uzaklaşan her adımımla hapsetmeliyim bu anılar sokağına. Kopan takvim yaprakları sensiz geçen günleri saymamalı, bende yokluğunun güncesini tutmayı artık bırakmalıyım. Her yeni güne seni getirmedi diye isyan etmemeliyim. Kabullenebilmeli, hazmedebilmeli, aldırmamalı hatta sana hak verebilmeliyim. Bu satırlarla büyümeye başlamalıyım, sırf seni ve çocuklaşan bir aşkı kolayca unutabilmek için. Zira yoksun. Sanki benim hiç senim olmamış, sanki bizi hiç yaşamamışız, sanki aşk denen o hoyrat şarkıyı mırıldanmış ve sonra yarım bırakmışız gibi. Artık yeni bir şarkı söylemenin vakti, Yaşanmışlığına, yitikliğime hiç aldırmadan,
Sanki benim hiç senim olmamış gibi…

7/11/2007

BEN ANNEYİM!..

 Ben anneyim ve...
Bakmayı, söylemeyi bilen bir anne olacağım;
çocuğuma dokunmayı bilen bir anne olacağım, bir gün onun da birilerine dokunmayı bilmesi için;
karanlıkta korkmayan bir çocuk yetiştireceğim;
ben nerede olursam olayım , sımsıkı dimdik durabilecek bir çocuk yetiştireceğim;
bütün anları yaşamayı bilen, ertelemekten korkan bir çocuk yetiştireceğim; elleri elerimin içinde durmadan onu dinleyeceğim, isterse dünyanın en gereksiz şarkısını söylesin;
“kafanı takma sen, bana bırak” diyeceğim onu yoran kocaman korkular için;
beni bırakıp gittiğinde, çocuğumla gidebildiği için gurur duyacağım, peşinden gözyaşlarıyla yakalamayacağım çocuğumu; gitsin özgürce;
izlemeyi, okumayı, hayatın her yerinden yeniden başlamayı bilen bir çocuk yetiştireceğim…
kendini iyice anlaması için elimde aynalarla, şiirlerle gezeceğim yanında; bana ne söylese arkam dönükken bile inanacağım bir çocuk yetiştireceğim; sevmeyi bilen, aşık olmaktan korkmayan bir çocuk,
ucuz “hayatta kalmaların” değil ,evrenin bir parçası olan; kafasını,yüreğini kullanmayı bilen bir çocuk,
giderken bile usulünce giden , zarar vermeyi asla sahiplenmeyen bir çocuk…